![]() |
|
Spaces home Yerden Topla Kayan Yıldı...PhotosProfileFriends | ![]() |
|
|
July 10 Abluka Alarm - Hayal MahaliJune 13 _
June 03 Arthur Schopenhauer
Arthur Schopenhauer (1788 - 1860), Alman filozof ve düşünür. Felsefe Tarihi'nde irrasyonalist ve karamsar olarak bilinir. En ünlü yapıtı henüz 30 yaşına varmadan yayınladığı İstenç ve Tasarım Olarak Dünya dır. Schopenhauer, görünen dünyanın ardında yatan esas gerçekliğin İstenç (irade) olduğunu ileri sürdü. Schopenhauer'a göre bu İstenç akılsız, bilinçsiz bir öze sahipti ve kendisini Fenomenler dünyasında gösteriyordu. Bütün görünenlerin kaynağıydı. İnsan bedeni de onun eseriydi. Aklın denetimde olmayan bu istenç, (külli irade kast ediliyor.) insanları parmağında oynatıyor ve geçici tatminlerle veya ulaşılamayan hayâllerle, insanı hiçbir zaman dışına çıkamayacağı bir bıkkınlık ve acı döngüsüne sokuyordu . O'na göre; anlamsız, boş, acı-dolu, kötü bu hayattan kaçınmanın tek yolu vardı; o da istencimizi öldürmek. Bu onu Hinduizm, Budizm gibi dünyevi bir yaşamdan el çekmeyi ve bir keşiş gibi yaşamayı, başkalarına yardım etmeyi, mutluluğumuzu olabildiğince arttırmayı değil, acılarımızı olabildiğince azaltmayı öneren bir yaşam şeklini önermeye yöneltti. Felsefesi, aklın (Rasyonalizm) temele oturtulduğu felsefe tarihinde yeni bir bakış açısı anlamına geliyordu ve Psikoloji, Psikanaliz, Müzik, Edebiyat gibi entelektüel ve sanatsal alanlarda büyük etki gösterdi.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Hayatın birinci yarısı, mutluluğa karşı duyulan yorulmak bilmez bir özlem olduğu halde, ikinci bölümü acı dolu bir korku duygusuyla kaplıdır. -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- June 01 SoruArkadaşlar bu bir asistanlık sorusu..İki üniversiteli genç kız var.Bunlar kiraladıkları bir evde oturuyorlar.İkisinin de kendilerine ait odaları var.Kızların ismi A ve B olsun.A isimli kız dışarıya çıkıyor.A isimli kız B isimli arkadaşına
-Ben bu gece dışarı çıkıyorum.Sen tek başına takıl diyor.Ve dışarı çıkıyor.B isimli arkadaşıda geceyi evde geçiriyor. B isimli arkdaşın uykusu geliyor ve kendi yatanağına değil dışarı çıkan A isimli arkadaşın yatağına yatıyor.Daha sonra A isimli arkadaş dışarıdan dönüyor. Diyor ki - Ben hiç arkadaşımı rahatsız etmiyeyim.Ve direk kendi yatanağına yatıyor. Oda ya geçiyor ve yatıyor.Odanın içi zifiri karanlık.Dışıda evin önünden bir araba geçiyor.Ve arabanın farı geçici olarak odayı aydınlatıyor.O sırada A isimli kız duvardaki saatin durmuş olduğunu görüyor ve direk yatağın altına bakıyor.Ve orada B isimli arkadaşını ölü buluyor. Soru bu A ,isimli kız duvardaki saatin durmuş olduğunu görünce neden direk yatağın altına bakıyor. Kolay gelsin.Cevaplarınızı bekliyorum. Bir Kalem Yazdı . . .
Karanlıktaymışlar. rahatlattığı için uydurduğumuz bir şeydir.' diye fısıldamış ikizlerden biri efkarla... doyamadım ki daha hayata...' dua et, belki doğumdan sonra hayat vardır.' May 25 Sagopa & Kolera - Bu Şarkıyı Zevk İçin Yaptık Sözleri
Kolo Verse ; Yaptığın Herşey Benim Sesde Mimik Bana Ait. Sago Verse ; March 23 Kötü İnsanları Tanıma Senesi Şarkı Sözleri![]() Ben Hüsrana Komşuyum
Benim sermayem çift el (+) çift göz, karamsardan varan harbi doğru söz, acılarımsa köz
Ah benim bu sisli yollarım, vay benim körpe ellerim, kara saçlı başım, dara düştü yarım. Bazen bıktım, aslen yıkıldım ve daldım derinlere sığdan yıldım, beni toplasan 30 şirin yıldım Sabreden dervişin muradına vardım. Bitmez kaderin uzun yolu, gidilemez tek binekle, İçine sinmiş korkak çocuğu ileri doğru itekle, burada beklemekle sanma kalıcısın ya pekte, Bak kaç milyar insanın yaşam bayrağı direkte!… Bu ses benim dinle!…dinle!…dinle! Uygunsuzca gidişlerin yolunu kesen haydut benim, bildiklerimden eminim, yaptıklarıma kefilim, Gidenlerime vedayım, gelenlerime mihirim. Nakarat
Denedim olmadı, çabalarımın sonu nihayete varamadı ben hüsrana komşuyum, yolları gözler meczubum. Uykum kaçtı, iflasın eşiğine battı, bu suçsuz gözlerime hesabım ağırdır, vardır şerrim de velakin kalanım hayırdır. Bilmelisin yolunu bulman çok basit ve bedava, yapmamalısın bunu dava, sana dostum diyenler var ya alayı hava, en sert tekerlekler bile bir gün kaçırır hava, gel yanaş!… yaşım kaç? Hmmm yolun azını gitmişsin. Bir Kulaç Daha Atsam Karadayım Kalk ve beni dinle, sana güç veririm, kafanla dalaştığında sana yardım edebilirim, beni bilirsin ta 30’luk 3 tanımlı: pis sakallı, donuk bakışlı, iklimi az ılıman çoğu yağırşlı yaşar fani yazlı-kışlı. Onların şahidi görür gözlü benimkisi amaydı. Unutmadıklarımın hepsi güzel birer simaydı. Sen kendinle çatışmadayken, savaş verirken sago oradaydı, taşla kafan çarpıştığında ya da kafan taşa yaslandığında anlarsın ki; kötü gider, iyi gelir. Zaman sofrandaki en lezzetli mühim yemek, azaldıkça aç kalmanın korkusuyla kuruyacaksın, bu sebeple yaşlanacaksın, çünkü sen de baştan olmak üzere sonlanacaksın, trilyon da olsa harcanacaksın. Savaşı kes barışacaksın! Kendinle aynalarında Nakarat Bir kulaç daha atsam karadayım, ben hiç böyle bir denize dalmadım üzerimde pantolonum artı ayakkabılarım, ha gayret! Bir sene fırtına, üzerimde dolunay, gün yüzü asmış, dalgalar boyum aşmış, nefesime gücü bahşet mevla. Bir kulaç daha atsam olur evvel Allah. Benim bahsettiğim o derinlik hiçbir denizde yok, benim yumruklarımın için boş, korkma yakmaz canını Düşersem Yanarım Affım olsun hain darba, yediğim darbelerle sığındım rabba. 365 gün 52 hafta ağıtlarımla rafta. Nakarat İncecik ip üzerine koca ayaklar bindi nefsim içine sindi Vicdan bir güneş gibi, parladıkça ısınır için. Geçen vakte bir zamanlar adını koyduk, niçin ? İki Tanık İki tanık var biri dilimdir biride virüs kalemim ihanet etmez sözüm kağıda ve halim rabba Teslim ölümün sessizliğine eşsiz bir seda ile girdim boğulmaktan korktuğum bir denizin tahminimden derinim.Benim kalbim ısrarla cennet kuşatmasında hala ruhum bedeni terke maruz sevap artı günahlarla öncelerimi dışlar sonralarım aklım firarda güller yare sevgi kanıtı benim elimde papatya .içimden kaba bir ses beni azarlıyor yıpratmakta yağmur betonla sevişirken güneş altın saçmakta kollarım o nankörlerle çetin güreş tutmakta sago gidenlerin gölgelerini koleksiyonuna katmakta. Nakarat Söz ehlime itaat et benim sözüm cevher ,Kalemim olgunluk tahsilinde yalanına var ettim ..İki Tanık var Biri dilim bir kalemim olanı biteni sindirdim yeter bana kendi derdim .. Bilirim bensiz dostum iblis dostu hannas komşusu batırdıkça batırır derindir vesvas kuyusu en tatlı yerinde uykumu basar karabasan kabusu güzel cevapları vardır elbet hain sorusu.Kanadı olsa hain kedinin soyu kururdu serçelerin susuz çölde inci bulsa damla arar gözlerin rüzgar esmes her zamanki gemiye layik bir üfürse yol bulurdu bizim orta direk kayık bu şarkı bayık.Çin ipeği Giysen Dahi senin değerin eşşek kılı gelecek hayranlarındansan aç önüne bir kahve falı. koşan arap atının Dört yana savruldu nalı umulmadık zamanda kesti birisi bindiği dalı.Günahki en güzel kadındır sizler güzele kanan tabiatın şeytan olacaksa yılan doğursun anan say geriye doğru onu ileriye giden yolcu zaman başkasının ızdırabı ile huzur bulandır mutsuz insan . Gölge Haramileri Akar sular dönmez geri tıpkı gençliğim gib, bebekti ceninin ergeni, bir erdi büyümüş meyvesi. Nakarat Altın harflerle yaz mahlasımı. Halvetim kasvet, kem gözlere şiş!… Sago sus!… Husus derin çukurda içine sin. Pusu kuran huşü içinde gözlerinde kin belirgin. Bir Çıkar Yolum Yok Etkisindeyim görmüş olduğum şaşkınlıkların,kurtulmalıyım!..dışında kalmalıyım alışkanlıklarımın. Nakarat Yaklaş bana yanmazsın! Yansanda o senin içinde yangın Şu an beni dinlediğini biliyorum, seni görür gibi oluyorum,analiz ediyor yazıyorum,açımı bulup çiziyorum,gözümü siliyor yanıyorum, Sahibinin Sesi (SAGO Kaf-Kef) Elbet bir gün başı dönecek dünyanın dönmekten. Nakarat Bıkmışım her gün aynı teranelerdenn BEN ! El katipse kalp hakimdir. Beyâban 1.Bölüm Nakarat Yüreğimin tel örgüsünü paramparça eden haydut, Sonumuz Yakın Mesafe İçinden geleni kağıda dök boşalsın ilham yağmuru Gezinsin ruhum derin sularında yunus mağduru ümit varem düzelir belki belimin kamburu duru göz yaşlarımın parıldar tenimde ruhum. Çeşmi Siyahım nedir bu derdin kirpiklerine saklanırsın görünmek istedikçe saklanırsın yaklaştıkça harlanırsın harlandıkça sızlanırsın yıkılmadan sallanırsın .Sen dünyaya aydan yakınsın ben dünyanın sırdaşıyım sen dünyalık rüyaların uykusundasın ben dünyalık kabusların bunalımlarındayım sonumuz yakın mesafe.Bak gönlümün etten sarayı kandan harabe mutluluğumuu tehdit eder duyduğum her hurafe insan üzgün taife yarın bayram dünüm arife kaldıramayacağım yükleri almadım hafife bana asla dostluktan bahsetme kendi inandığın yalanlarla aks etme iblis her gözün göremediği hain kelle o kelleler kopmadan doğar olacaktır hile. Gördüklerime İnanmam Gerek ne güzel bir hava, sago kaf kef kaf kef merhaba! sago go go günler süsüm, bilgim madenim,aklım canım, nakarat gördüklerime inanmam gerek. heder olan yürek diliniz kem almamakta Vesselam SAGOPA KAJMER-VESSELAM Dil ateştir biraz suyla söndürülmesi mümkündür Sen gözümde dikensin bana hoş bir gül gerek Dil ateştir biraz suyla söndürülmesi mümkündür Tek Başınalığın Yolcusu (Yo Sago Kaf-Kef Kasvaaa) Bal saçan dudak ısır Sadece bana bak ! Beni Boğmak için bin dereden su getirdiniz.. Sadece bana bak ! Yakın ve Uzak Ben yakın sen uzak Ya sen yakınlarımda ben Irak .. Masiva bırak track bileklerimden.. Rayhanım iske bezemek eLzem Ben sözümden dönmem.. Ben yakın sen uzak ya sen yakınlarımda Ben ıraK.. Burası misal ülkesi masal misali bizler hayal kafilesi..her daLım çiçeklerim annesi.. Ben yakın sen uzak ya sen yakınlarımda Ben ıraK. Ben yakın sen uzak Ya sen yakınlarımda ben ırak..Ansızın sızım yakardı en derinden..Sana her kavuşmam elzem..Ben bu yangını söndürmem..Herkesin tek hakkı var hem halime sorsalar anlar beni yangın paklar.. Düşenin Dostu Olmaz İlham al bu sözlerin sahibi bir Hamal varlığı hayal kahramanı olmak istediğim bir masal var düşündükçe sulara batar benim sal kader beni sal.Marifetle erir gönlüm Gördüm benim benim gören gözüm parçalar ya gönlüm avuçlarımda göğe doğru tuttuğum dualarım ve ömrüm yetmez dilemeye özrüm . Bak bataklıklar üzeri ne kadar da parlak bakta gör burdan her tarafta güzel yüzlü tuzak gökyüzü ne kadar yakın arşı Azam ne kadar uzak kendine yaptıkların ve kattıkların ne kadar vasat .Evet bu bir aşk şarkısı evet bu bir kalp ağırısı evet bu namelerde yanan var en derinden ah bir bilsen içimdeki alevi bir görsen .Yanlız harbin çocuklarını taşladınız öldüler sapanla avlanan kuşlar can çekişerek öldüler.Gözler ayrı düşeni dudaklar cümleden düşürdüler düşenin dostu olmadı hiç. Düşenin dostu olmaz bunu böylece bildim inanmasam olmaz Ölüm allahın emri ankebutta belli emre tutuşturdu sago en güzel delili delillerim ve deliliyim Beni Bu yaşıma getirdi sen köşene çekil düşün seni bu hale neler bitirdi.Başta tertemiz sudur yaradılış gün geçtikçe karmakarışır durgun sular ani bulanır ilk başlarda suya bakarsan ayı ve güneşi saf görürsün sonra güneş gider ay kalır üzülürsün .Düşmanın buzunda donmaktansa dostun güneşi yaksın içime alınan her nefes soluk yeniden yaşama dönmek gibi kefene sarılı tütüne benzerim uçar dumanım aniden uçar bu ruh bedenden . Bu ruh bedenden uçar geride kalanlar açar çarkıfelek yaman döner ben solar sen açar onlar kalır sen göçer menzilimiz farklılaşır çok geç olmadan açıl gözüm açıl .. Dessas Yunus’tur Benim Adım Eğer düşman yoksa bil ki savaş olmaz şehvet edilinen şu zevkler kolay solmaz..Kula yataklık edenler dost sayılamaz..Korku ve dehşete kapılanın kalbi yavaş atmaz.. Nakarat x2 Gerçek Bana bir adım daha yaklaş (yakLaş yakLaş yakLaş)..Gaflet Benden bir adım daha geri at (Aman uzak Dur Benden) .. Dessas Ne bu caka bu fiyakalı hal (Ne Bu caka Bu fiyakaLı haL) Yolcu yolunda geri gerek hadi yollan..(yoLLan yayLan laN) kilidi kırmadıkça sırrın kaPısı açıLamaz..Rabb’im emri verse inan taş üstünde taş kaLmaz..Komutan komut vermedikçe esas duruş bozuLamaz..Sago bir kere siler adın tadıma karışamaz..(Nokta) .. yazı Kağıtta yatılı söz ağızdan uçar durmaz.. Nakarat x2 Gerçek Bana bir adım daha yaklaş (yakLaş yakLaş yakLaş)..Gaflet Benden bir adım daha geri at (Aman uzak Dur Benden) .. Dessas Ne bu caka bu fiyakalı hal (Ne Bu caka Bu fiyakaLı haL) Yolcu yolunda geri gerek hadi yollan..(yollan yayLan laN) Adım Yunus Kötü İnsanları Tanıma Senesi yunus temmuz başı yol sonunda elde çiçekle bekler gözüm ağladıkça gamzelerim gülmemekte ne olur üzme kendini güneş habercisi geceler benim kitap arkadaşım muhabbeti yarım kalır kötü insanları tanıma senesi can çekişmekte adımın beş hanesi bak dayandım olmadı çek silahımı vur elim belime varmıyor affet benim gerçekleğimin ölümsüzlüğü yaşatmakta hüznümü bakacağın tek yönünüm doğru rotayı izler gözüm dişlerimden gardiyanlar hislerimden çağlayanlar toprakla aramda ki mesafe kadar hayat uzun değil bak dayandım olmadı çek silahımı vur elim belime varmıyor affet
Kötü insanları tanıma senesi sözleri, Kötü insanları tanıma senesi şarkı sözleri, Kötü insanları tanıma senesi lyric, Kötü insanları tanıma senesi lyrics, Kötü insanları tanıma senesi lirik, Kötü insanları tanıma senesi'in sözleri, Kötü insanları tanıma senesi lirikleri February 09 Pessimist ve Optimist Nedir ?*Bir optimist ışığı gören kişidir. Bir pesimist ise ışığı söndüren.
*Bir optimist unutmak için güler. Bir pesimist gülmeyi unutur. *Bir optimist olabilecek en iyi dünyada olduğunu düşünür. Bir pesimist bunun doğru olmasından korkar. *Bir pesimist fırsatlar kapıyı çaldığında gürültüden şikayet eden kişidir. *Bir pesimist enaz optimist kadar yanlış kararlar verir ama daha mutludur. *Hem optimistler hem pesimistler topluma bir fayda sağlar. Optimist uçağı keşfeder ve pesimist paraşütü. --Gil Stern *Pesimist rüzgardan şikayet eder; optimist rüzgarın değişmesini bekler; realist ise tekneyi ayarlar. *Optimist olmak insana bir zarar getirmez. İstiyorsan daha sonra istediğin kadar ağlayabilirsin. --Lucimar Santos de Lima *Pesimist olmanın en güzel tarafı ya sürekli haklı olduğun ıspatlanır yada sürekli keyifli bir sürpriz ile karşılaşırsın. --George F. Will *Her zaman bir pesimistten para ödünç alın, çünkü asla geri ödeyeceğinizi beklemez. *Hiç bir pesimist bu güne kadar yıldızların sırlarını keşfetmedi, el değmemiş yerleri ziyaret etmedi yada insanlık için yeni bir buluş gerçekleştirmedi. --Helen Keller *Pesimist tek yön caddede karşıya geçmeden önce iki tarafıda kontrol eden kişidir Bir Pesimistin gözünde..
Dünya özünde kötüdür; çünkü dünya kör bir istem tarafından yönetilir. Kişinin sahip olduğu istem, bitmek bilmeyen isteklerin ve haz arayışları karşısında kişiyi esir alır. Oysa istemin istekleri doyurulamayacağı ve hazların sonunda da acı olduğu için, yaşam acıdan ve kötülükten ibarettir Schopenhauer felsefesinde. Ama Schopenhauer her ne kadar dünyanın kötülüğünden söz etse de, o istemi aşmakla kişinin mutluluğa olmasa da en azından acıdan kaçışa ulaşabileceğine inanır. Yaşamın amacı mutluluk elde etmek değil, acıdan kaçıp ne büyük mutluluklar ne de büyük umutlar beklemektir yaşamdan. Kişi isteklerini kontrol altına alıp, hayata dair çok şey beklemezse o zaman yaşamda çekeceği acıları da azaltmış olur. Pesimizme göre dünya kötüdür. İnsanın mutlu olması için sebep yotur. Mutluluk bile geçici olduğu için acı verir.
"mutlu olmak için zevklerimizi tatmin etmemiz bizi mutluluğa ulaştırmıyor gerçekten, aksine alışkanlık yapıyor ve alışkanlıklarımız bizi mutlu etmiyor.
Hayatın anlamı kedermiş meğerse." ALINTIDIR...
Benim yorumum nedir_mi ?
pessimistler gerçeği gören ve anlamsız olan herşeye anlam katmanın saçma bir uğraş olduğunu benimsiyenlerdir.Optimist ise sadece dünyanın gerçek sanallığıyla meşgul olan, herşeyin karşıtı olduğundan pessimist kavramının karşıtı olarak doğmuş polyanaların oynadığı bir tiyatro senaryosudur. (:
* optimistler boğulmamak için gemi yapar, pessimist içinse ölümün günü zamanı olmaz... Melankoli Nedir ? Melankolik Kimdir ?Melankoli derin bir keder içinde hüzünlü, acı çeken, yalnız, umutsuz bir insanın içinde bulunduğu durumdur. Melankolik mizaçlı kişiler mutsuzdur. Yalnızlığı, toplumdan uzaklaşmayı ve insanlardan soyutlanmayı tercih ederler. Diğer insanlarla yakın ilişkiler içine girmekten kaçarlar. Yaşamı boş ve anlamsız bulurlar. Keder, mutsuzluk ve değersizlik duyguları içindedirler. Melankoli depresyona dönüşebilir ve ağır depresyonlarda intihara gidilebilir. Depresyon duygusal çöküntü içine girmektir. “Depresif kişiliktekiler çöküntüye yatkındırlar. Özgüvenleri azdır, kötümserdirler, coşkusuzdurlar, insanlarla ilişki kurmazlar” “Depresyon genelde günlük klinik deneylere dayanan bir tanımlamadır. Depresyonun arka planını oluşturduğu sıklıkla görülen hüzün; olasılıkla yitirilen bir yakının, günlük yaşamdaki başarısızlıklar, insanlar arasındaki olumsuz ilişkiler sonucu ortaya çıkmaktadır” Duygusal çöküntü içinde olanlar hüzünlü bir yüz ifadesine sahiptir. “Gözleri ve ağzı aşağıya doğru sarkıktır. Bakışları boş ve omuzları düşüktür. Elemli ya da ifadesiz bir görünümleri vardır” Bu kişilerde durgunluk ve yetersizlik duygusu hakim olabilir. Hiçbir şeye ilgi duymama, rahat uyku uyumama, huzursuzluk, kararsızlık, umutsuzluk ve iştahın kaybolması, iç gerginlik gibi belirtiler olabilir. “ Bu özelliklerin hepsi bir kimsede gözlenmeyebilir. En belirgin özellik kişinin kendini değersiz ve yetersiz görmesidir. Diğer özelliklerden yaygın olanlar yaşama sevincini kaybetme, sürekli yorgun olma, her şeye karamsarlıkla bakmadır” Depresyon sonucu ortaya çıkabilen intiharın belirtileri de duygusal çöküntü, sessizlik, kendini beğenmeme, küçük görme, kendini suçlama, uyumsuzluk ve yaşamı anlamsız görmedir. Depresyonu normal üzüntülerden ayıran özellik karamsarlıktır. Kişi yaşantısının ve içinde bulunduğu durumun değişmeyeceğine inanır. Depresyon bir hastalık biçimidir ve tedavi edilebilir. Melankolik mizaçta olan kişiler ise bir olay sonrası hüzne ve kedere gömülmezler. Onların durumu ya doğuştan ya da toplumsal nedenler sonucudur. “Melankoli dışa vuran belirtileri nasıl olursa olsun insanın varoluşunu diğer insanlarla olan ilişkilerini irdeleyen bir yaklaşımdır. Melankoli dünyaya gelmesine, fırlatılıp atılmışlığına bir türlü anlam veremeyen dünya ve diğer insanlarla ilişkilerini sorgulayan ve bütün bunlardan acı çeken, korkan, varoluş konumundan sürekli güvensizlik duyan, bir türlü kendisi olamadığını duyumsayan ve düşünen insanın durumudur” Melankolik insan huzurlu olabilmek, sakin bir hayat sürebilmek için yalnızlığı seçer. Ancak yalnız olduğunda da hayatla ve insanlarla olan ilişkilerini sorgulaması ve sürekli düşünmesi, kendini suçlaması, varoluşunun nedenini araması gibi sebeplerden dolayı bir türlü dinginliğe ulaşamaz. Sıkıntıları ve bunalımları sona ermez. İçinde bulunduğu dünyaya ve topluma uyumsuz olduğunu hisseder. Bu durum bazen onu hüzünlendirirken bazen de memnunluk hissi verir. Olayların, yaşamın ve insanların içinde olmaktansa dışarıdan çıkarsız, amaçsız bir izleyici ve gözlemci olmayı tercih eder. Bitmeyen sıkıntısı, boşluk içinde oluşu ve hüznü onu içinden çıkamayacağı kederlere boğabilir. Hüznü bazen gülerek –Demokritos-, bazen ağlayarak-Heraklitos-, bazen de suskunluğuyla –Hölderlin- açığa çıkabilir. Melankolik kişi duyarlı bir yapıya sahiptir. İnsanlarla iyi ilişkiler kurmak isteyebilir. Ancak doğal olmayan yapmacık ilişkiler sahte kimlikler, maskeler, incelikten yoksun düşüncesiz davranışlarla karşılaştıkça bundan vazgeçip içine kapanır. Bir gün doğal, içten, ruhuna kulak verip onu içinden dışarı yansıtan insanlarla karşılaşmayı ummak ister ama umutsuzdur çünkü insan içinde bulunduğu toplum düzeninde böyle bir şeye pek yatkın değildir. Birbirlerine güvenemeyen insanlardan oluşan toplumlarda maskeler takılmadan rahat edilemez. Melankolik kişi çelişkiler içinde kalır, kararsızdır. Bir yandan yalnızlığı seçmesinden hoşnuttur bir yandan da insanların içinde olamayışının hüznünü duyar. İnsanlarla ilişkilerinde hep bir sorun vardır. Anlaşılamaması, mizacı gereği farkındalığı, sosyal olmayı , diğerleri gibi olmayı becerememeleri onu insanlardan uzaklaştırır. Toplumsallaşmaktan, bir yere bir kimseye bağlı olmaktan korkmak melankoliklerin tutumudur. Kendilerine duydukları saygı, kendilerine yönelik olmaları belirgin özelliklerindendir. O nedenle aylaktırlar. Melankolik mizaçlı kişilerde hayata karşı ilgisizlik, bezginlik bıkkınlık olabilir. Çökkün, yılgın ruh hali içinde görülebilirler. Geleceğe karşı umutsuzlukla birlikte çaresiz ve zavallı olduklarını hissedebilirler. Yaşamı kendi ellerinde tutamama, var oluşun amacını bulamayıp, kendini oluşturamama korkusu melankoliye neden olur. Kendini oluşturamayınca, bu kendi elinde olmayınca çaresizliğe düşer. Kendisiyle uğraşan, oynayan bir varlığın oyuncağı olduğu duygusuyla bilemediği şeylere kızar*. Ölümün kaçınılmazlığının, varolmanın karşıtı olan varolamamanın ya da hiçliğin bilincindedir. Ölüm hiçlik duygusunu yaratır. “Ölüm düşüncesi melankolik mizacın peşini bırakmadığı içindir ki dünyayı okumayı en iyi bilenler melankoliklerdir.”. “Ölümün kaçınılmazlığının arada bir fark edilmesini ya da boşluk, yalnızlık ve insanlardan soyutlanma duyguları içerir. Ancak kendi varlığının farkında olabilmesi için olaylarla etkileşimde bulunması gerekir. Bu etkileşim olmadan dıştan bakışta bir insan gibi görünse de diğer insanlar için hiçbir anlam taşıyamaz. Olaylarla iletişimi ve ilişkisi dış dünyadan soyutlanmamasını sağlar” Melankolik kişi yüreğini yiyip bitiren bir şeylerin varlığını hisseder. İçini kemiren bu şeye teslim olmak istemez ancak çaresizlik içinde onunla mücadele etme gücünü yitirir. “Uyum sağlamayı, boyun eğmeyi beceremez. Sürekli arayış içindedir. Tüm şeylerin hiçliğini keşfeder. İçinde kıpraşıp durduğu olumsuzlama boşluğunda güvensizliği tek olumluluk olarak kalır. Ama güvensizlik verimsizdir, tüm içsel kuvveti tüketir” Arayış olanaksız bir dünyaya doğrudur. Bu dünyada olmayan başkalıkların özlemi içindedir. Uyumsuzluğu ve kabullenemeyişi bundandır. Dünyanın zevklerini hor görür. Nietzsche’nin dediği gibi ‘sürülere özgü zevkler herkes için değildir’. Uyumsuzluk acı verse de, acıdan kıvransalar da kendilerini bir yere, bir tanıma yerleştirmek istemezler ve herkes gibi yaşamak onlara korkunç görünür. Yabani olmak, yalnız bir münzevi olmak, hırs içinde olmamak belirgin özelliklerindendir. Kendine kaçışları hem en güzel hem de en sıkıntılı anlarıdır. Güzeldir çünkü kendisini kendinden başka anlayacak biri daha yoktur. Sıkıntılıdır çünkü sorgulamaları, kendini suçlamaları, düşüncelere dalması onu içinden çıkamayacağı durumlara götürür. Melankolik kişi yanlış giden bir şeyleri sezer. Daha iyilerinin olabileceğini düşler ancak başarısızlığa uğrayınca acı çeker. Bu gerilimli ortam sanat ve yaratıcılığın da ortamıdır belki de. Melankolik insan da hep bir karşı koyuş ve başkaldırı görülmüştür. Özgürlüğü arar. İnançlardan uzaklaşınca da acı ve boşluk içine düşer. Aristotales ‘Sorunlar’ adlı kitabında melankoliye yer vermiş ve ‘Neden ister felsefede ya da politikada ister şiir ya da sanatta olsun olağanüstü kişilerin hepsi melankoliktir’ diye yazmıştır. “Sıradan insanlarda melankoli hastalığı görülürken doğaları gereği melankolik olanlar hasta değillerdir. Sırdan hastalardan farklıdırlar. Bu farklılık ve olağanüstülük olumlu anlamdadır. Melankolik mizaçlarda normal koşullarda baskı altında tutulan yetenekler ve yaratıcı güçler özgün koşullarda serbest kalır” (9). Hippokrat’a göre korku ve hüzün uzun sürerse melankolik durumdan söz edilebilir. Hippokrat melankoli üzerine çalışmalarda bulunmuştur. Melankoliyi çökkün, umutsuz, tüm cesaretini yitirmiş bir durum, acı içinde kıvranma, ışıktan insandan kaçma, karanlığı sevme ve konuşmaktan kaçma olarak tanımlamıştır. Melankoliklerde uykusuzluk, dalgınlık, korku, öfke, hüzün gibi durumlar görüldüğünü belirtmiştir. Melankolik insan her çağda içinde bulunduğu toplumsal koşullardan mutlu olmadığını, olamadığını, yaşama bir anlam veremediğini, topluma uyum sağlayamadığını, toplumsallaşamadığını, bunun içinde bir tür iç göçle kendi içine çekilerek ruhunun bir kısmını olsun kurtarmaya çalıştığını söylemiştir. Güzel bi anı düşünüp özlemek, o anı içine çekip hiç bırakmamaktır … Aynada, gülen yüzünün ağlayan yanını görebilmektir MelankoLi … ‘’ Melankoli, hüzünlü olma mutluluğudur ‘’ Victor Hugo February 08 Sagopa Kajmer - Kırık Çocuk
Sokaklar benim oyun saham ve benim evim kırık çocuk kartonu sermiş asfalta scratch... Kolera - TAŞ DİBE DÜŞMEZ
Ne ben rahatsızım ne o ne o ne o Diğer kızgın boğa gelsin toro oğlum haydi toro Koloya fanı eko,ziyana logo karo,az sabır makro ego, Çıkar yürür erkek Fato. Günleri kalbime gömerim kara kara bir çıkış bulamadım ara ara üstüme yağan kurşunların hepside karavana hadi kaç saklan paravana Giremedin günahtan çok sevaba,saçıldı isyan etrafa heves döndü zarara, güneş özlemden yanıyor,kavuşamadı aşkı narin mehtaba bir merhaba hayali ama hergün eder elveda Benden kaçamazsın oğlum saklanacağın ilk yer yatağının altı tanı hayatı,yaşın hala 6 annemin yaşı oldu 46 derler bana anasının kızı Gözlerimden yaş boşa düşmez oğlum zamanım geldi Çekmeyen anlamaz iş başa düşmedi oğlum,çekse bilirdi Ah bu derinde taş dibe düşmez oğlum,öyle derindi Haktan başka yol düze çıkmaz oğlum,köprü gerildi Ah bu devirde dost bize düşman oğlum olsun varsın herkes olacak bir gün pişman oğlum ama olacak çok geç Hangi güzel yüz toprak olmadı oğlum,bir bilselerdi.. Hangi ceylan gözlü yere akmadı oğlum,hamdım oldum. Yokluğum varlığımı arat,aydınlık günü karart Yeryüzü kalır kıraç sırf uçurum ve yamaç yetiştim bana yer aç,doymadın karnın aç taktiğin bir vur bir kaç Volume e dokun sesimi aç Bulamadın mı hala bozdun aklı akla karayla, iyice saldın son 1 ayda ağam yandı çıran çayda,sözlerimde fayda uyda kaysın hayat rayda meşgulsün alayla kalbi kalayla Onu düşünürüm hep ah çekerek kal demeseydi vururdum kendimi ani Gülümserim içime düşer göz yaşlarım,şeytanımı taşlarım Bitmiyor seneler gün sayarak, başı kaşıma,boşu boşuna o taşı taşıma bakma yaşıma,konuş başımın yaşına kabuk tutmuş o yara kaşıma. ............nakarat........................ ...Kolo... 2007
February 05 Depresyon Nedir ?Depresyon NedirDepresyon toplumda çok sık görülmekle beraber, ilk kez depresyonun tanımlanması Hipokrat dönemine kadar eskilere uzanır. Depresyonun temelinde daha önceden isteyerek ve severek yaptığı günlük aktivitelere karşı isteksizlik ve hayattan zevk alamama durumu vardır. Ek olarak kişide kederli ve üzgün bir duygudurum ile birlikte görülen bazı değişiklikler zamanla oluşur. Bu durumda kişi herşeyi olumsuz olarak değerlendirerek karamsarlık düşünceleri ile geçmişi ve geleceği düşünmeye başlar. Bu düşünceler istemesede kişinin aklına gelir. Yani günlük yaşantıda herşeyin olumsuz taraflarını görür. Geçmişte yaşanmış olayların olumsuz ve kötü taraflarını görerek kendisini suçlu ve cezalandırılmış hisseder. Aynı şekilde geleceği de umutsuz ve karamsar görerek gelecek adına çaresizlik düşünceleri iyice pekişir. Kişi hayatından zevk alamaz hale gelerek hatta yaşamanın anlamsız olduğunu düşünecek kadar kendini çökkün hissedebilir. Bu olumsuz bakış günlük hayatına, kişiler arası ilişkilere yansıyarak onun okul ve/veya iş hayatındaki performansının düşmesine neden olabilir. Yalnız normal sınırlarda kabul edilecek gün içerisindeki duygulanımdaki çökkünlükler depresyon sayılmaz. Depresyon diyebilmemiz için gün içerisinde hemen hemen gün boyu ve en az son onbeş gündür devam ediyor olması gerekir. DEPRESYONUN DİĞER BELİRTİLERİ NELERDİR ? Önceden zevk aldığı günlük aktivite ve meşguliyetlerden zevk alamama, gün içerisinde sürekli veya günün büyük çoğunluğunda kederli ve üzgün olma, gençlerde ve çocuklarda daha çok çabuk sinirlenme duygudurum değişikliği, uyku azalması, sık sık uyanma, erken uyanma veya çok fazla uyuma, iştahsızlık veya çok aşırı yeme, dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon azalması, cinsel istekte azalma, çabuk yorulma, akla gelen ölüm düşünceleri, kendini değersiz -çaresiz- işe yaramaz - beceriksiz - suçlu görme, olayları olumsuz değerlendirme, geleceğe yönelik karamsar düşünceler ve buna benzer belirtiler görülür. Bu belirtilerin tamamı olabileceği gibi, önemli bir kısmı da bulunabilir. ÇOCUKLARDA GÖRÜLEBİLECEK EK BELİRTİLER NELERDİR ? Son zamanlarda ders başarısızlığının artması, gün içerisinde aşırı sinirlenme, özellikle iştah artışı şeklinde iştah değişiklikleri, uyku bozukluğu ve aşırı uyuma, okul içerisinde yalnız olmayı tercih etme, daha önceden severek yaptığı hobilerinden uzaklaşma, arkadaşlarından uzaklaşma, üzgün bakış, daha çok sessiz sakin olmayı tercih etme, daha çok odasında yalnız vakit geçirmeyi tercih etme ( uzun süre ), tutturma nöbetleri ve öfke krizleri, kendini diğer arkadaşlarına göre beceriksiz ve başarısız görme, ders çalışmada isteksizlik, son zamanlarda madde bağımlılığı, riskli arkadaş gruplarına katılma vb. DEPRESYON NASIL OLUŞUR ? Kişide depresyon oluşması için belli bir kişiyi olumsuz yönde etkileyen stres etkeni veya yaşanan bir olay olabilir. Kişiler arası ilişkilerdeki olumsuzluklarda kişiyi depresyona sokabilir . Özellikle günümüzde psikososyal stres etkenlerinin artması ile toplumu oluşturan bireylerin depresyon geçirme riski artmıştır . Depresyon hiçbir dış etken olmadanda kendi kendine kişide endojen dediğimiz şekli ile zamanla gelişebilir. DEPRESYON TİPLERİ NELERDİR ? Melankolik tipte özellikle sabahları çok yoğun çökkünlük hissi ile beraber hemen her şeye karşı zevk kaybı, aşırı yorgunluk ve halsizlik görülür. Atipik şeklinde ise genellikle uyku ve iştah azalması olan tipik şekilde olanın tersi olarak, uyku ve iştah artışı ön plandadır. Mevsimsel tipte tekrarlayan mevsimle birlikte olan depresyon belirtileri vardır. Tipik olanda ise azalmış uyku,iştah, enerji vardır. DEPRESYONDA BEDENSEL ŞİKAYETLER NELERDİR ? Depresyondaki kişi bedensel şikayetler diyebileceğimiz; Baş ağrısı, kas ağrıları, aşırı yorgunluk ve halsizlik, sindirim sistemi rahatsızlıkları, kalp ve dolaşım sistemi şikayetleri, cinsel işlev bozuklukları ve buna benzer bedensel yakınmalar ile de çoğunlukla doktora başvururabilir. DEPRESYONUN AİLEYE ETKİSİ NELER OLABİLİR ? Depresyon durumu aile üyelerinden birisini etkilediği zaman, etkileşim durumunda olan aile bireyleri ister istemez bu durumdan etkilenecektir. Aile üyelerinden harhangi birindeki depresyon hali genelde aileninde genel atmosferini daha karamsar ve olumsuz hale getirebilir. Depresyondaki aile bireyinin diğer aile bireyleri ile ilişkileri bozulabilir. Örneğin evde babanın depresyondan etkilenmesi onun mesleki performanısnın azalmasına, işlevselliğinin azalmasına, evine ve ailesine daha az ilgi göstermesine, evdeki anlaşmazlı, tartışma ve sıkıntıların artmas |